Scrum Takımlarını Yapılandırmak – II

Traditional vs Agile Teams

KÜÇÜK TAKIMLARIN AVANTAJLARI

 

Diğer yandan, küçük takımların avantajları çok daha fazladır:

  • Sosyal aylaklık (social loafing) daha azdır. Sosyal aylaklık, bireylerin işleri başkalarının yapabileceğine inanarak daha az çaba sarfetmeleri durumudur. Küçük takımlarda bu eğilim daha düşüktür. Yapılan çalışmalar, kişisel efor ile takım üye sayısı arasında ters orantı olduğunu göstermiştir (Stangor 2004, 220).
  • Küçük takımlarda yapıcı etkileşim olması daha yüksek ihtimaldir. Yapıcı etkileşim ve yapıcı çatışma (constructive interaction / conflict), takım üyelerinin birbirlerini tanımalarıyla ve güven duymalarıyla başlar. Bunun olabilmesi için ise takım içinde bireyler arası etkileşimin oluşması gerekir. Takım olma bilinci ve takım kimliğine, amaçlarına, sorumluluklarına sahip çıkmak da tüm takım üyelerinin zengin bir iletişim ve etkileşim içerisinde olması ile mümkündür. Araştırmalar, 10-12’den büyük takımlarda güven, karşılıklı sorumluluk ve dayanışma duygusunun daha zor geliştiğini gösteriyor.
  • Çabaları eşgüdümlemek daha az zaman alır. Küçük takımlar, üyelerinin gösterecekleri eforu daha kolay yönetirler. Bu, hem toplamda hem de proje süresinin yüzdesine göre de böyledir. Hepimiz biliyoruz ki, büyük bir takımla planlama toplantısı yapmak bile yıldırıcı olabilmektedir.
  • Kimse geri planda kaybolmaz. Büyük gruplarda, grup etkinliklerine ve tartışmalarına katılım daha düşüktür. Benzer şekilde, takım üyeleri arasındaki katılım miktarı uyumsuzluğu da artar. Problemler, bir grup bireyin yüksek performans gösteren bir takım olmasını engelleyecektir.
  • Küçük takımlar, üyelerini daha çok tatmin eder. Küçük bir takımda bir kişinin katkısı çok daha görünür olur ve anlamlıdır. Araştırmalarda ortaya çıkan, büyük takımlarda bireylerin kişisel tatmin düzeyinin düşüklüğünün bir sebebi bu olabilir (Steiner 1972).
  • Zararlı aşırı-uzmanlaşma olma ihtimali daha düşüktür. Büyük projelerde bireylerin belirgin roller üstlenmesi yüksek olasılıktır. Örneğin, bir developer yalnızca ön-yüz işlerini seçer. Bu durum, takım üyeleri arasında faydasız iş-devirlerine neden olur ve bireylerin özel rolleri seçmeden çalışmaya istekli oldukları durumlarda öğrenme miktarını azaltır.

İlginç bir çalışmada 109 farklı takım üzerinde inceleme yapılıyor. Küçük takımlar 4 ila 9 kişi iken büyük takımlar 14 ila 19 kişi olarak ele alınmış. Araştırmacılar, birkaç sonuca ulaşmışlar:

“Küçük takım üyeleri kendi takımlarına daha aktif şekilde katılımda bulunmuşlar, sözlerine daha sadık (“committed”) çalışmışlar, takım amaçlarının daha farkında çalışmışlar, takım arkadaşlarının kişilik özel-liklerinden, çalışma rollerinden ve iletişim stillerinden daha fazla haberdar olmuşlar ve daha yüksek uyum olduğunu belirtmişler. Verilerin ayrıca gösterdiği birşey ise büyük takımlarda toplantı ajandası oluşturmanın daha özenli olduğu (Bradner, Mark ve Hertel, 2003).”

Büyük takımlarda iyi bir toplantı yapabilmek için bolca hazırlık yapmaya gerek olduğu da yukarıdaki araştırmadan ortaya çıkıyor. Yani, önceki maddelerde söylediğimiz üzere, küçük takımlar çabaları eşgüdümlemede daha az zaman harcadıkları için, uzun uzadıya toplantı hazırlığı yapmaları gerekmiyor…

Yukarıdaki avantajları bir kenara bırakırsak, büyük takımların sağladığı tek avantaj, daha iyi toplantı ajandası sağlaması…!

Küçük Takım Üretkenliği

Scrum Takım Büyüklüğü

Scrum Takım Büyüklüğü

Küçük takımlara ait daha önce saydığımız avantajlara bakarak, üretkenliğin de daha yüksek olmasını bekleyebiliriz. 1978 yılından beri yazılım firmalarına ait istatistikler toplayan QSM firmasının yaptığı bir veritabanına bakalım. Yukarıdaki grafikte 7.000 projeden 491’ine ait veriler mevcut. QSM firması, bu 7.000 projeyi, kod satır sayısı üzerinden kısıtlayarak kümelemiş ve birbirine benzeyen 491 projeye indirgemiş. Proje verilerine baktığımızda, takım

Scrum Takım Büyüklüğü

büyüklüğü 7’den yüksek olduğunda üretkenliğin belirgin şekilde azaldığını görüyoruz.

QSM firmasının yaptığı bir diğer çalışmaya göre ise, aynı büyüklükteki bu projelerin bitirilmesi için harcanan toplam efor da hesaplanmış. Buna göre, küçük takımlar 70’den küçük toplam geliştirme eforu ile aynı büyüklükte bir projeyi tamamlarken, büyük takımlarda toplam efor 3 ila 10 katı fazla oluyor! Buradaki trendin üssel şekilde (exponential) arttığını görüyorsunuz. Yani büyük takımlar, aynı büyüklükte bir işi yapmak için daha fazla yoruluyorlar.

Toplam geliştirme eforunun bu şekilde olması bir yana, konuya bir de projelerin bitiriliş süreleri açısından bakalım, zira bu temel bir kısıt. Toplamda takım büyüklüğünün etkisine baktığımızda, 5-7 kişilik takımların 9-11 kişilik takımlara göre projelerini 6 aya yakın daha erken (%68’i kadar sürede) bitirdiğini görüyoruz. Daha az üyesi olan takımların daha uzun sürede bitirmiş olmaları, kişi başına üretim miktarının azlığı değil, iş miktarının çokluğu olduğunu görebiliyoruz, yani kişi sayısı azlığı.

SONUÇ

Gördüğümüz üzere, takım büyüklüğünün ortaya çıkan sonuçlar konusunda çok ciddi etkileri bulunmaktadır. Büyük takımların yarattıkları dezavantajlar, avatajlarından çok daha fazladır. Özellikle, “takım duygusu” oluşturmak ve iletişim maliyetleri, büyük takımlarda en ciddi sorundur. Peşinden, kişilerin grup içerisinde kaybolması, sosyal boştalık gibi etkenler takım duygusunu önemli derece etkiler. Büyük takımlarda; güven eksikliği, pozitif çatışma korkusu, işe ve takıma sahip çıkma, sorumluluktan kaçınma ve sonuçlara ilgisizlik gibi bozukluklar çok daha fazla görülür.

scrum.org tarafından yayınlanan Scrum Guide’ın da söylediği üzere, ideal takım büyüklüğü 3 ila 9 kişi arasındadır ve yukarıda sergilediğimiz tüm veriler bunu desteklemektedir. 9’u aşan takımları bölmek ve iki takım oluşturmak dahi, aksi halde ortaya çıkacak iletişim maliyetleri ve tüm diğer sorunlarla kıyaslanamayacak kadar etkindir.

Kaynak için bkz. “Succeeding with Agile: Software Development Using Scrum“, Mike Cohn, The Addison-Wesley Signature Series, 2010

Emin Gürbüz

Emin Gürbüz

Yorumlar

Henüz bir yorum yapılmamış