Tüketici açısından bakıldığında, mobil uygulamalar, hayatı çok büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Tüketici, sürekli olarak yanında bulundurduğu bir cihazla, sosyal ağlara girebiliyor; alışveriş, bankacılık, vb. işlemleri yer ve donanım bağımsız olarak yapabiliyor. Ayrıca bu uygulamalar, tüketicinin kullanmakta olduğu cihaz modeline özel olarak geliştirildiğinden, kullanıcıya çok daha etkili bir deneyim sunuyor. Gelişen teknolojiyle bant genişliği, güvenlik, konum bulma ve veri kapasitesi gibi sorunların çözülmesi, uygulamaların çok daha etkili ve masrafsız hizmet vermesine olanak tanıyor. Bir kaza anında en yakın hastaneyi bulmak, sinema biletini yer ve zaman bağımsız satın alabilmek, uçağa binmek için cep telefonundaki barkodu okutmak, mobil uygulamaların tüketiciye zaman ve para tasarrufu yaptırabilmesine basit örnekler…
Kurumlar açısından bakıldığında, dünya genelinde, mobil platform, web benzeri bir ortam olarak değerlendiriliyor ve oldukça ilgi görüyor. Bildiğimiz ve/veya bir parçası olduğumuz birçok web tabanlı global sistemin zorlu rekabet ortamında popülerliğini yitirmemesi için spesifik cihazlara özel mobil uygulamalar geliştirmesi bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Aynı durum, lokal (ülke ya da bölge bazında) hizmet veren kurumlar için de geçerli. Bu uygulamaların şirketlere kattıkları değer ise maliyetlerine oranla çok yüksek. Ancak, ülkemize baktığımızda, mobil uygulamalar, ne yazık ki teknoloji tabanlı her konuda olduğu gibi hareketlenmeye başlamış, ama daha yolun başında görünüyor. İlgi, teknolojik bilgi ve beceri yetersizliği de BlackBerry ve Google’ın şu an için Türkiye pazarında uygulama platformları açmamalarının nedenlerinden. Türkiye nüfusunun yüzde 65’i -yetişkin nüfusun neredeyse yüzde 90’ı- GSM abonesi iken, geçtiğimiz yıllarda kurumların yatırımlarını mobil platforma kaydırmaması, onlara yüksek fırsat maliyetleri yarattı dersek, yanlış olmaz. Öte yandan, Türkiye’de birçok kurum, mobil platformun önemini yakın zamanda anlamış ve bu alana yatırım yapmaya başlamış durumda.
Değişimin hızla yaşandığı ve önümüzdeki 5 yıl içerisinde son 50 yıldan daha çok gelişme beklediğimiz şu günlerde, teknoloji tarafında trendleri yakından takip edebilmek, kurumlara, müşteri bağlılığı ve memnuniyeti gibi, değeri parayla ölçülemeyecek getiriler sağlıyor. Şu an mobil platformun tahtının önümüzdeki senelerde de sallanmayacağını göz önünde bulunduracak olursak, bu alana yatırım, kurumlar ve bu kurumlara destek sağlayacak olan teknoloji şirketleri için çok kritik. Nitekim, bu trendi yakalayamayan şirketlerin orta ve uzun vadede değer kaybına uğrama olasılıkları yüksek görünüyor.
